Yeşil bir logo, güven verici görünür. Ama bio sertifikası tek başına bir zeytinyağının kaliteli olduğu anlamına gelmez.
Bio sertifikası; sentetik gübre, pestisit ve kimyasal ilaç kullanılmadığını belgeler. Bu tarım yöntemiyle ilgili bir garantidir — kalite sınıfı, tazelik ya da asit oranıyla doğrudan ilgisi yoktur.
Evet. Organik yetiştirilen zeytinler de geç toplanabilir, kötü işlenebilir ya da uzun süre bekletilebilir. Bio etiketi, üretim sürecinin her adımını kapsamaz.
"Natürel sızma" ibaresi ve laboratuvar onaylı düşük asit oranı, bio logosundan çok daha somut bir kalite göstergesidir. İkisi bir arada olursa harika, ama biri diğerinin yerini tutmaz.
Bazı küçük üreticiler bio sertifikası almaz çünkü süreç maliyetli ve bürokratiktir, ama üretim yöntemleri fiilen organiğe çok yakındır. Bu durumda asıl güven kaynağı, üreticinin şeffaflığı ve laboratuvar sonuçlarıdır.
Zeytinyağımızda herhangi bir katkı maddesi ya da kimyasal işlem yok. Bio sertifikası yerine, iddiamızı somut bir laboratuvar raporuyla — %0,33 asit oranıyla — destekliyoruz.
Bizce en güçlü kanıt bir logo değil, adı ve tarihi belli bir laboratuvar raporu — işte bu yüzden T.C. Ticaret Bakanlığı analiz sonucumuzu açıkça paylaşıyoruz.