Bir zeytinyağı etiketi göründüğünden çok daha fazlasını anlatır — nereye bakacağınızı bildiğinizde. Şişedeki her reklam sözünden daha fazla şey söyleyen altı bilgi.
Sadece "natürel sızma zeytinyağı" (extra vergine) ibaresi, kimyasal işlem görmemiş ilk soğuk sıkımı garanti eder. Etikette sadece "zeytinyağı" ya da "pirina yağı" yazıyorsa, bu çok daha düşük, rafine edilmiş bir kalite sınıfıdır.
Ciddi üreticiler somut bir menşe ülke ya da bölge belirtir. "Avrupa Birliği ülkelerinden karışım" gibi ifadeler, menşeinin artık takip edilemediği anlamına gelir — genelde farklı hasat ve ülkelerden yağların karıştırılmasından kaynaklanır.
Zeytinyağı taze bir üründür. Hasat yılının belirtilmesi, üreticinin izlenebilirliğe önem verdiğinin göstergesidir. Hiç belirtilmemişse ve sadece ileri bir SKT varsa, yağın gerçek yaşını tahmin etmek zorlaşır.
Sızma için yasal sınır %0,8'dir. Pek çok üretici bu değeri hiç belirtmez çünkü sınıra yakındır. Düşük, laboratuvar onaylı bir asit oranı — bizimki gibi %0,33 — genelde bilinçli olarak öne çıkarılır, çünkü bu bir kalite kanıtıdır.
Bu ifadeler pazarlama süsü değil, üretim sürecini anlatır. "Soğuk sıkım" 27°C altı işlemi, "ilk presleme" ikinci bir kimyasal işlemin olmadığını gösterir. Üçü de yoksa, bu iyi bir işaret değildir.
Tam bir üretici adresi ve parti (lot) numarası, şüphe durumunda yağı belirli bir partiye kadar takip etmeyi mümkün kılar. İkisi de yoksa, geriye sadece marka ismine güvenmek kalır — arkasında somut bir kanıt olmadan.
Bizim etiketimiz bunların hepsini bilerek içeriyor: Mudanya menşei, güncel hasat yılı ve laboratuvar onaylı %0,33 asit oranı.