Şişenin dibinde bir tortu görünce çoğu kişi tereddüt eder. Oysa bu, kalitenin göstergelerinden biri olabilir. Filtreli ve filtresiz zeytinyağı arasındaki fark.
Filtreleme işlemi, sıkımdan sonra yağın içinde kalan küçük zeytin parçacıklarını ve doğal tortuyu ayırır. Sonuç daha berrak, uzun raf ömürlü bir yağdır — ama bu işlem bazı aroma bileşenlerini de beraberinde götürür.
Filtrelenmemiş yağda kalan doğal parçacıklar, polifenollerin ve aromanın bir kısmını taşır. Bu yüzden filtresiz zeytinyağı genelde daha keskin, daha "canlı" bir tat profiline sahiptir.
Hayır — tam tersi. Şişenin dibindeki doğal tortu, yağın hasattan kısa süre sonra, filtre işleminden geçirilmeden şişelendiğinin kanıtıdır. Endüstriyel yağlar genelde filtrelenir çünkü tüketici berrak görüntüye alışkındır.
Filtresiz yağın tortusu zamanla dibe çöker — bu normaldir, kullanmadan önce şişeyi hafifçe çalkalamak yeterlidir. Karanlık ve serin saklama kuralları filtresiz yağ için de aynen geçerlidir.
Zeytinyağımızı bilinçli olarak filtrelemiyoruz — dipteki tortu, hasattan 24 saat içinde soğuk sıkıldığının ve doğal, işlenmemiş kaldığının en somut kanıtı.