Zeytinyağımızın hikayesi bir fabrikada değil, Marmara kıyısında, Mudanya'nın zeytinliklerinde başlıyor. Orada nasıl hasat edildiğine, nasıl sıkıldığına dair küçük bir pencere.
Mudanya, Bursa'ya bağlı, Marmara Denizi kıyısında bir ilçe. Ilıman deniz iklimi ve kireçli toprakları, nesillerdir zeytincilik için elverişli bir bölge olmuş — burada hasat, aile büyüklerinden öğrenilen bir bilgi.
Zeytinler büyük ölçüde elle ya da basit silkme çubuklarıyla toplanır, ağır hasat makineleriyle değil. Bu daha yorucu bir yöntem ama meyveyi korur — ezilen ya da darbe alan zeytinler daha hızlı oksitlenir, bu da tadı ve asit oranını olumsuz etkiler.
Hasat ile presleme arasında mümkün olduğunca az saat geçmesi gerekir. Zeytinler hasat sonrası ne kadar uzun beklerse, aroma o kadar kaybolur, asit oranı da genelde o kadar yükselir. Mudanya'da bu yüzden kısa aralıklarla hasat edilip hızla işleniyor.
Presleme, 27°C'yi geçmeyen bir sıcaklıkta, herhangi bir kimyasal madde eklenmeden mekanik olarak yapılıyor — klasik soğuk sıkım. Sonuç, kalitesi daha sonra laboratuvarda da doğrulanan bir natürel sızma zeytinyağı: son hasadımızda %0,33 asit oranı, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından resmi olarak onaylandı.
Keby'nin kurucusu Kader Kayihan'ın Mudanya'ya ve çalıştığımız üretim ortağına kişisel bir bağı var. Aracı kullanmadan, doğrudan ithalat yapmamızın nedeni tam olarak bu — ağaçtan şişeye kadar olan yolun kısa ve takip edilebilir kalması.
Zeytinyağımız işte böyle, Mudanya'dan Almanya'ya doğrudan ulaşıyor — aracısız, belgelenmiş kaliteyle, sadece iddiayla değil.